
Полная версия
Zamanın Kalbi
Sakin görünüÅü yerine geri dönmeden önce bir an için soÄukkanlılıÄını kaybederek, ârahibelik güçlerin zayıf ve eÄitilmemiÅ, yoksa nasıl rahibe olduÄunu bildiÄimi anlardınâ deyip, neredeyse ona tısladı. âSana güç kazanmanın yanında eksik olan⦠dövüŠsanatlarını öÄreteceÄim.â
Kyoko için, son söylediÄi Åey neredeyse hakaret gibiydi. DüÅünmeden hareket etmesiyle bilinen kız neredeyse onunla yüz yüze gelecek Åekilde eÄildi ve bundaki istihza aÄırdı. âBelki gerçek gücümü gizliyorumdur ve bunu hak edecek bir hedef bulduÄumda salarım.â Ãfke onu korkusuz yapıyordu, veya aptal, Åu anda hangisi olduÄuna emin deÄildi.
Kyou, dudaklarını onunkilere deÄdirerek daha da yakına eÄildi, böylece sıcak nefesi kızın dudaklarını okÅayabiliyordu. Karanlık bir sesle fısıldadı, ârahibe.â
Bölüm 4 "Dikkatini Ver"
Kyoko, aniden ona karÅı hissetmemesi gereken bir heyecan hissederek kendini geri çekti. Burada bir Åeyler oluyordu ve kendisi bunu bilebilecek son kiÅi gibiydi.
Alt dudaÄını ısırıp Kyouânun yarattıÄı gıdıklayıcı histen kurtulmayı umarak, gergin bir sesle âcevaplara ihtiyacım varâ diye fısıldadı. Sinir sisteminden hızla geçmeye kararlı, nefes kesici ürpertilerden hemen kurtulabilmeyi diledi.
Kyou, kızın kokusunu içine çekerek ve aniden kanının ısındıÄını hissederek arkasına yaslandı. Küçük bedeninin titrediÄini görmüÅtü, ama tiksinerek deÄil. AÅaÄı doÄru bakarken, kızın kollarındaki tüylerin ürperdiÄini görünce neredeyse sırıtıyordu.
Hafif kibirli bir ses, âneden güçlerini bastırıyorsun? GeçmiÅ tekrarlanmadan önce çevrende olup bitenlerden haberdar olman gerekiyor.â dedi.
Kyoko yutkundu, gerginleÅerek âbununla ne demek istiyorsun?â diye sordu.
âOkulda ölümsüzlerin olduÄunun farkındasın, deÄil mi?â Gözleri, Kyokoânun daha önce hiç görmediÄi bir Åeyle parlıyordu ve sesi onaylamıyormuÅ gibi sertti. âBiz konuÅtuÄumuz sırada iblisler etrafımıza yaklaÅıyor.â
Kyokoânun gözleri açılıp kapandı. Onunla oynuyor muydu? Ãfkeli bir alayla, âseni burada koruyucular ve iblisler olduÄunu düÅünmeye iten nedir?â diye sordu.
Kyou, göz açıp kapayıncaya kadar onu kolundan tutup kaldırdı, yüzünü iki santimetrelik bir mesafeyle onunkinin üzerine eÄdi. Ãfkeyle gürledi, âdikkatini ver.â
Kyoko gördüÄü Åeye inanamayarak gözlerini kırptı. Ãnünde dikilen Åey bir saniye önce onunla konuÅan kiÅi deÄildi. Anormal derecede parlak, öfkeli, altın rengi gözlere ve onların altındaki küçük bembeyaz azı diÅlerine bakıyordu, ve Åu anda farkında olmadan kolunu tırmalayan pençeleri hissedebiliyordu.
Saçı, az önce olduÄunun iki katı kadar uzamıÅtı ve adeta onayını bekliyor gibi etrafında salınıyordu. Kyoko, korku dolu bir viyaklamayla kendisini ondan kurtarıp, yalnızca adamın tehditkar bir adım daha atmasını saÄlayan bir biçimde hızla bir adım geriledi.
Kekeleyerek, âsen koruyucu musun?â diye geveledi.
Ãfkesinin geçtiÄini hissettiÄinde bile onu izleyerek, âve sen de bunu zaten bilmesi gereken rahibesinâ diye tısladı.
Kapıya koÅmak için döndü ve güçlü kolların kendisini arkadan sardıÄını hissettiÄinde aniden baÄırdı.
Ãabaladıkça, Kyouânun bedeni çevresinde sıkılaÅtı. Kendisinden kaçmaya çalıÅıp, havayı tekmeleyen kızı yukarı kaldırdı. Kendisinden kurtulmaya çalıÅmasının faydasız olduÄunu anlaması için ona yeterince zaman vererek, dudaklarını kulaklarının yanına yaklaÅtırıp, âkendini bu kollardan kurtaracak güce ulaÅana dek kalacaksın rahibeâ diye fısıldadı.
Sonra onu sadece, hafifçe sıçrayarak yerleÅeceÄi dolgun koltuÄa atmak için tekrar havaya kaldırdı. Åimdi tekrar yüz yüzeydiler, Kyoko ona öfkeyle baÄırdı ve görünüÅü az önce konuÅtuÄu adama dönünce gözlerini kırpıÅtırdı.
Elini yumruk yaparak öfkeli bir Åekilde ona baktı, âne haltlar dönüyor?â
Kyou sakin bir Åekilde önünde duruyordu, tek fark bu sefer gözlerinin parlıyor olmasıydı, âburada kalacaksın.â Ona doÄru eÄildi, âseni eÄitmeme izin vereceksin.â Ellerini, onu kapana ksıtıracak biçimde koltuÄun arka kısmına yerleÅtirdi, âve bu sefer hiçbir Åeyi kurban vermeden kazanacaksın.â Åimdi memnuniyetsizlik gösteren son sözleri tıslayarak çıkarırken burnu neredeyse kızınkine deÄiyordu.
Kyoko, ateÅili bakıÅlarına karÅılık vererek, adam izin verdiÄi ölçüde arkasına yaslandı, ama hala ondan kendisine doÄru gelen bir tehdit hissetmiyordu. Ä°nsan olmasa bile, onu incitmeye niyeti yoktu. Az önce ne söylediÄini fark ederek kaÅlarını çattı.
âBu sefer mi?â Sesi yumuÅaktı, âbu sefer ile ne demek istiyorsun?â
Kyou derince içini çekti, âsen unutmuÅ olabilirsin, ben unutmadım.â Kızın kokusu onu sardı ve unutulmuÅ kalbinin etrafında aÄrıyan aynı sızıyı hissetti, ama onun gerçeÄi bilmesi gerekiyordu, âgeçmiÅte birlikte savaÅtık rahibe, ve bunu tekrar yapmak zorunda kalacaÄımız vakit yaklaÅıyor.â
Kyokoânun gözleri bir an yumuÅadı, âkimsin sen?â
âSenin koruyucun. Kyoko, Koruyucu Kalp Kristaliâni bu dünyaya geri getirmek için anılarını feda ettiÄin için unuttuÄunu biliyorum.â BakıÅlarıı onunkini aradı ve sesi hafif bir fısıltıya dönüÅtü, âbana güvenmelisin.â
Yalnızca kendisini korkutmaya çalıÅmıŠolsa da, söylediÄi her Åeyde ona güvenmesini istiyordu. âBen⦠güveniyorum.â Bu kelimeleri söyler söylemez kendisini onun kollarında buldu. Ãnce kasıldı, ardından kendisini saran sıcaklık örtüsünü hissedince dingin bir kafa karıÅıklıÄı içinde kendisini bu sarılıÅa bırakarak rahatladı.
Kyou buna engel olamıyordu. Ãok uzun süredir reddedilme endiÅesi taÅıyordu ve bu sözleri duymak, gergin omuzlarından dünyanın yükünü kaldırmıÅtı. Burnunu saçlarına sürterek kendisini kokusuyla sararken, kızı kendine çekti.
Bir anlık zayıflıkla, âbu defa kalâ diye fısıldadı.
Kyoko sözleri ve kollarındaki Åefkati hissedebiliyordu, yine de birkaç dakika önce ödünü koparan oydu ve Åimdi onu, hayatı kendisine baÄlıymıŠgibi tutuyordu. Ondan korkma ile uzanıp pürüzsüz yanaÄını okÅama isteÄi arasında kalmıÅtı.
Soracak çok Åeyi vardı ve adamın göÄsünün üzerinde mırıldanarak, âunuttuÄumu söylediÄin Åeyleri hatırlamak istiyorum. Ne bilmem gerekiyor?â diye sordu.
Kyou, henüz gerçek dünyaya dönmek istemeyerek altın rengi gözlerini kapattı⦠ait olduÄu yerde⦠kollarında iyiydi. Kızı iç çekerek, isteksizce koltuÄa bıraktı ve yanına oturdu.
Kyou, ellerini aÅırı uzun kaküllerinin arasından geçirerek öfkeli içgüdülerini bastırabilmek için derin bir nefes aldı. Arzularını sakinleÅtirerek önündeki duvara odaklandı ve ona bilmesini istediÄi Åeyleri anlatmaya baÅladı. Bir Åeyi duymak onu hatırlamakla aynı Åey deÄildi.
âYardım alacaksın. Buraya senin geldiÄin gibi bursla gelen bütün insanları senin için getirdim. Onlar seni hatırlamıyor, sen de onları, ama o zaman seninle beraber savaÅmıÅlardı, ve zamanı gelince tekrar seninle savaÅacaklar,â sesi geçmiÅin hatıralarından bir ize baÄlanmıÅtı.
Kyokoânun gözleri, ona neden bu kadar kolayca inandıÄını merak ederek büyüdü, âSuki ve Shinbe mi?â diye sordu.
Kyou baÅıyla onayladı, âonlarla tanıÅtıÄını görüyorum. Evet, onlarla çok yakındın, seni hiç kimsenin korumadıÄı gibi koruyan Toyaâya da.â
âToya mı?â Bir kaÅını kaldırdı, âÅaka yapıyor olmalısın.â Ardından zihninden ekledi, âbenden hoÅlanmıyor bile.â
Kyou isteksizce iç çekti, âToya bu hayatta hiç deÄiÅmedi, ve hala geçmiÅteki kötü, katı kalpli genç. Ama evet, seni öç alma duygusuyla korudu ve eÄer öyle bir ihtiyaç hasıl olursa senin için ölür.â
Kyoko kaÅlarını çattı, âo hatırlamıyor mu?â doÄruyu söylüyor gibiydi ve hafızasının bir kısmını kaybettiÄini bilmesi bunu mantıklı yapıyordu. Gözleri, bu bilgileri geri almak için onunkileri aradı.
Kyou hafifçe baÅını salladı, âseninle geri gelmeyen tek kiÅi benim. Bu yüzden ne olduÄuna dair hatıraları geri verecek tek kiÅi de benim. Toya benim kardeÅim olduÄunu bile hatırlamıyor.â
Kyoko, bu kafa karıÅıklıÄı karÅısında içini çekti, âkardeÅ mi? Hatırlayan tek kiÅinin sen olmasını saÄlayacak ne oldu?â, bunu bilmesi gerekiyordu.
âBir savaÅta, dünyamızdaki kötülüÄü yenip Koruyucu Kalp Kristaliâni kurtarmak için, bütün hatıralarından vazgeçtin. Aynı anda kristalden, herkesi tekrar görmeyi de diledin. Onları kaybetmek istemiyordun. Sen bir anda ortadan kaybolduÄunda⦠herkes kayboldu⦠düÅman da dahil. Onları bilmeden, kendinle beraber⦠buraya getirdin.â
Ãzülerek içini çekti, âben etrafıma, kendimi böyle dileklerden koruyan bir büyü yapmıÅtım.â Anıları tekrar yaÅıyormuÅ gibi gözleri uzaklara daldı.
âHerkesi seninle beraber götürdün ve bunu bilmiyordun bile. Beni geride bırakarak, hepsi senin zamanında, burada yeniden doÄdu.â Gözleri kızınkilere odaklanıp kenetlendi. âYani hayatta kaldım ve seni bekledim. Zamanı geldiÄinde beni bırakan herkesi bir araya getirdim. Åimdi kendinle beraber kristali de getirdin ve kötülük onu istiyorâ¦â sesi karardı, â⦠kötülük Åimdiden seni aramaya baÅladı ve ben buna izin vermeyeceÄim.â
Kyoko, anlamaya çalıÅarak baÅını eÄdi, âyani, benimle aynı Åekilde buraya gelmiÅ olan herkese güvenebilir miyim?â Adam onayladı ve Kyoko devam etti, âonlar bununla ilgili herhangi bir Åey biliyorlar mı?â
Kyou baÅını salladı, âbir baÄ hissedecekler ve bu geliÅecek, ama bunun dıÅında geleceÄi bilemem, yalnızca geçmiÅ. Seni o zaman korudukları gibi koruyacaklar. Yapmak için doÄdukları Åey bu⦠varoluÅlarının nedeni.â
Sözlerinin doÄruluÄu kendisine de uygun gelmeyerek gözlerini hemen ondan uzaklaÅtırdı. âHala biraz zamanımız var, ama Åimdilik rahibe güçlerini saklamayı bırakmanı ve çevrende olup bitenlerden haberdar olmanı istiyorum. Gözüm üzerinde olacak, Toyaâya da seni yakından izlemesini söyledim.â
Kyoko, hakkında bir Åeyler hatırlamaya çalıÅarak onu yakından izledi. Adam kendisini çok iyi tanıyormuÅ gibi duruyordu. Gözlerine derin derin bakarak merakla fısıldadı, âne kadar yakındık?â
Kyou kasılıp ondan uzaklaÅmadan önce, altın sarısı gözbebeklerinden gizli bir sevgi dalgası geçti. SoÄuk dıŠgörünüÅü yerine tekrar otururken kapıya ve ardından hızla tekrar ona bakarak homurdandı. âKendi yöntemleriyle hatırlayacakları için sana söylediklerimi onlara tekrarlama.â
Kapı sertçe çalındıÄında Kyoko sıçradı, ardından izin verilmeden açıldı. Toya, kızın güvenliÄi için endiÅe etmeye baÅlamıŠve hiçbir Åeyden deÄilse de Kyouânun gösterebileceÄini bildiÄi soÄukluÄundan onu korumak için araya girmeyi düÅünmüÅtü. Girer girmez bakıÅları kıza çekildi.
Hala bir Åeylerin doÄru olmadıÄını hissederek gözbebekleri gümüŠrenginde parladı, âevet, bakıyorum konuÅmasını canlı bitiriyor.â âEÄer Kyoko ile konuÅman bittiyse, Suki dıÅarıda onu bekliyor.â Toya, gözbebeklerinde parlamaya baÅlayan gümüŠbenekleri fark etmeden gözlerini Kyouâya indirdi.
Kyou, her zamanki boÅ bakıÅıyla Toyaâya döndü ve baÅıyla sessizce onayladı.
Kyoko artık hislerini kullanabildiÄi için sıcak bir Åekilde Toyaâya baktı, öyle deÄilmiÅ gibi davransa bile kendisi için endiÅelendiÄini söyleyebilirdi.
Kyouânun sözleri tekrar aklına geldi, âsenin için canını verirdi.â
Kyou, onun Toya karÅısında gevÅemesini izledi ve bakıÅlarının dertleÅmesine neden olan, belirsiz ama tanıdık bir özlem hissetti. Bu duyguyu iyi hatırlıyordu ve gözleri, gümüŠkoruyucuya dönerek kısıldı. Kızın, kardeÅiyle her zaman, diÄerleriyle paylaÅmadıÄı bir baÄı mı olmuÅtu?
Kyoko ayaÄa kalktı, baÅıyla Kyouâya hoÅça kal iÅareti yapıp Toyaânın göremeyeceÄi gizli bir gülümseme gönderdi, ardından Toyaâya dönüp ona en tatlı gülümsemelerinden birini bahÅetti. âHadi, Sukiâyi bekletmeyelim.â Toyaâyı orada sıcak bir hisle bırakarak kapıdan çıkıp gitti. Sadece gülüÅünün verebileceÄi bir histi.
Toya bu sıcak histen kurtulmak için baÅını salladı, sonra kendisini dikkatle incelediÄini fark ederek Kyouâya sertçe baktı. Cevap alamayacaÄını bilerek sert bir sesle âne?â diye sordu. Zaman harcamaya deÄmeyeceÄine karar verip kapıyı arkasından çarparak çıktı ve Kyokoâya yetiÅmek için koÅtu.
Kyoko, aceleyle koridorda yürürken Toyaâyı arkasından izledi. Kyouâdan uzaklaÅmak için acele ediyor olmalıydı. Koruyucu olduÄunu düÅünerek, ona yetiÅmek için, zahmet çekmeden hızlanarak kendi kendine güldü. Kendisinin kim olduÄu hakkında bir fikri olup olmadıÄını merak ederek düÅünceleri gölgelendi. BildiÄini düÅündü, yoksa ona böyle gülümsemezdi.
Kyoko, Toyaânın kendisine merdivenlerin baÅında yetiÅeceÄini biliyordu, çünkü onu arkasında hissediyordu. Evet güçlü aurasını hissedebiliyordu, ama bu Kyouâda hissettiÄinden biraz daha farklıydı. Sadece bir saniye için gözlerini kapattı. Kyoko, aurasını ararken, ne kadar kaba davrandıÄının bir önemi olmadıÄına karar verdi, aslında aurası çok sıcaktı ve diÄer Åeylerin yanında⦠korunuyor hissetmesini saÄlıyordu.
Toyaânın, Kyouâdan daha genç olması gerektiÄini anlamıÅtı, ama aynı zamanda içindeki gizli gücü de hissedebiliyordu. Dokunulursa, bir kalp atıÅı süresinde Toyaânın abisini gölgede bıraktıracak bir güç⦠yine de ikisinin de bunun farkında olduÄuna dair Åüpheleri vardı. Kyoko güçlerini kullanmanın tadına varıyordu, artık onları tekrar açıÄa çıkarmıÅtı.
âEeâ¦â adama döndü, âSuki ve Shinbe nerede?â
Toya gözlerini kısarak ona baktı, söylediÄi yalanla zor durumda kalmıÅtı. Suki ve Shinbeânin nerede olduÄunu da nereden bilecekti? Yalnızca onu Kyouâdan uzaklaÅtırmak için oraya gitmiÅti.
UyuÅuk bir biçimde, sözcükleri uzatarak, âbilmiyorum,â dedi.
Kyoko kaÅlarını çattı, âama dedin kiâ¦â
Toya sözünü kesti. âSeni kurtardıÄım için bana teÅekkür etmelisin,â diye adeta gözünü korkutmak ister gibi yakınlaÅarak bilgi verdi.
Kyoko davranıŠtarzından hoÅlanmayarak, âbeni neden kurtardın?â diye yüzüne karÅı gürledi. Tanrım, bazen gerçek bir pislik izlenimi bırakıyordu.
Toya da yumruÄunu perçinleyerek, ona yüksek sesle âKyouâdanâ diye baÄırdı. Bu güzel aÄzıyla gerçekten de onu kızdırabiliyordu. âGüzel aÄız mı?â Bu da nereden çıkmıÅtı? Kafası karıÅık olarak korkmuÅ bir Åekilde bir adım geriledi.
Kyoko, bir an için afallamıŠbir halde ona baktı. Ardından önce sessizce daha sonra her geçen saniye sesi yükselerek ona gülmeye baÅladı. Kıkırtıların arasında nefes almaya çalıÅarak âkurtardın mı?â diye sordu. Gülmesini yavaÅlatarak ve nihayetinde gözleri hala yaramazca parlasa da yüzüne geniÅ bir gülümseme yerleÅtirerek, ânedenâ¦â diyerek sustu.
Yüzündeki ciddiyeti korumaya çalıÅarak, âbu çok tatlıydı. ÃnemsediÄini bilmiyordum,â diye burnunu buruÅturdu.
Toya, kendisiyle ilgili bir Åaka yapıldıÄı hissine kapılarak sertçe baktı, âpeki, en sonunda kalmaya karar verdin mi ârahibeâ?â son kelimeyi aÄzında kötü bir tat bırakmıŠgibi tükürdü.
Kyokoânun gülüÅü soldu ve yüzünü onunkine yaklaÅtırıp doÄrudan altın rengi gözlerine baktı. âEvet, âkoruyucuââ bir kaÅını ona doÄru kaldırdı, sonra dönüp gülerek koÅarak merdivenlerden indi.
âEVET!â Kyoko sessizce baÄırdı ve zihninden tahtaya kendisi için bir puan yazdı. âKyoko bir⦠Toya sıfır.â
Toya, küçük sürtüÄün onu kandırdıÄını anlamadan bir saniye önce gözleri büyüdü. âLanet olsun!â diye tısladı ve kızın ardından gitti.
Kyoko, rahibe güçlerinin aÅırı kullanılmaya baÅlandıÄını hissettiÄinde neredeyse merdivenlerin sonundaydı. Toyaânın dıÅında baÅka bir koruyucuyu hissederek etrafına baktı. Bu hissi saÄlayabilecek kadar yakındaki tek kiÅi, merdivenlerin dibinde dikilip ilgiyle kendisini izleyen bir öÄrenciydi.
Yakından bakınca, daÄınık saçlarına düÅen morumsu gölgeler ve gördüÄü en güzel gözler karÅısında ÅaÅırmıÅtı. Bu gözlere bakarken yemin edebilirdi⦠gözbebeklerinin içinde parıldayan her rengi görebiliyordu.
Toya Åimdi Kyokoânun arkasında dikiliyordu. Aniden durduÄunu görüp, Kamuiâye baktıÄını fark etmiÅti. Toya kendi kendine, âdemek artık ölümsüzleri hissedebiliyor,â diye düÅündü. AÅaÄı indiÄinde kolundan tutup, âhadi, seni tanıÅtırayım.â dedi.
Toya, Kamui ile tanıÅtıÄı anda, ona karÅı bir yakınlık hissetmiÅti. Hakkında gerçekten bildiÄi tek Åey, ailesinin olmadıÄı ve Kyou ona bir yer verene kadar bakım evinde kaldıÄıydı.
Kyoko, kendisini Toyaânın kendisini yabancıya doÄru çekiÅtirmesine izin verdi. Onun da ölümsüz olduÄunu söyleyebilirdi ama aynı zamanda harika bir nezaket de hissediyordu. Güçlerinin, aurasını keÅfetmesine izin verip orada sıcaklık ve⦠yalnızca bir çocuÄa ait olan bir masumiyet buldu.
Kamuiânin parıldayan gözleri büyülenmiÅ bir Åekilde onu izliyordu, âhey Toya, buradaki kim?â Uzun süredir onun için bekliyormuÅ gibi hissediyordu⦠kim olduÄu hakkında hiçbir fikri olmasa da. Onu çok korkunç bir biçimde özlemiÅ gibiydi. Aniden, tekrar nefes alıyormuÅ gibi hissediyordu ve hatta bu gerçeÄi kanıtlamak için içini çekmiÅti, ama bunu yaptıÄında kızın kokusunu duydu ve bu da çok tanıdık geliyordu.
Toyaâya bakarak sordu, âne yaptın sen?... kendine bir kız mı kapattın?â Gözleri neÅeyle aydınlanmıŠgibi parlayarak sırıttı.
âLanet olsun hayır,â diye gürledi Toya, âhiç de benim tipim deÄil.â
âBunu nasıl bilebilirsin ki? Hiçbir zaman bir kız arkadaÅın olmadıâ diyerek kendi Åakasına yüksek sesle güldü.
Kyoko kıkırdamamak için kendini zor tuttu, ama Kamuiânin gözlerindeki neÅeye Toyaânın yüzündeki karanlık ifadenin eÅlik ettiÄini görmek bunu imkansız kılıyordu.
Toya kıza dönerek, ona dokunmakta olduÄunu yeni hatırlamıŠgibi kolunu bırakarak, âbu Kyoko,â dedi. âKyoko, bu Kamui. O da burada burslu bulunuyor ve seninle aynı derslere girecek.â
Kamui ciddi bir yüzle, Kyokoânun ilk anda zar zor zaptedebildiÄi gülüÅü koruma kabiliyetini kaybetmesine sebep olarak âevet, buradaki otlakçılardan birisi de benimâ dedi.
Kamuiâye döndü ve elini uzattı. EÄer burada bursla bulunuyorsa geçmiÅte de arkadaÅ olduklarını bildiÄi sırrını içinde tutarak, çok dostça bir gülümsemeyle, âselam Kamui, tanıÅtıÄımıza memnun oldum. Ne kadar süredir üniversitedesin?â dedi.
Kamui bu dost canlısı kızı Åimdiden sevmiÅti. âYaklaÅık iki yıldır. Ee, asabi ne yapıyor? Sana etrafı mı gösteriyor?â sırıtarak Toyaâya, ardından tekrar gülümsemesini yumuÅatarak kıza baktı. KiÅiliÄinin yaramaz kısmı öne çıkmıŠve Kyokoânun elini kendi elinin içine almıÅtı. Hafifçe öne eÄilerek, yumuÅak elini dudaklarına götürdü ve boÄumlarına nazik bir öpücük kondurdu.
Kamui, Toyaânın kendisine öfkeyle bakmasına neredeyse gülüyordu. Yalnızca bir aptal, bu harika kıza karÅı hissettiÄi apaçık çekimi fark edemezdi.
Kyoko hafifçe kızardı ve âasabiâ ifadesine kıkırdadı. Toyaânın Kamuiâye sertçe baktıÄını görerek güldü. âAslında Åu anda Suki ile Shinbeâyi bulmaya çalıÅıyoruz. Ä°kisinden birini gördün mü...â
Kyoko sözünü bitirmemiÅti ki birisi onu kolundan tutup Kamui ve Toyaânın arasından çekti. Kyoko hızlı bir bakıÅla, kendini Sukiânin endiÅeli yüzünü izlerken buldu.
âHer Åey yolunda gitti mi, Kyoko? Kalıyorsun, deÄil mi?â Suki neredeyse yalvarır gibi konuÅuyordu.
Kyoko bir anda Kyouânun kalması için fısıldayan yumuÅak sesini duyarak baÅıyla onayladı. âHiçbir yere gitmiyorum.â VerdiÄi cevap karÅısında neredeyse onun kadar tatmin olmuÅ görünen Shinbeâye, Sukiânin omzunun üzerinden baÅıyla selam verdi.
Toya, Kyokoânun söyledikleri karÅısında bir kaÅını kaldırdı. Kyouânun ona, kalmak için bu kadar kararlı olmasını saÄlayacak ne söylediÄini merak etti. Åimdi çok farklı davranıyordu, neredeyse mutlu gibi görünüyordu. Kyou insanlarla yalnız baÅına konuÅtuÄunda geneldeâ¦uzaklaÅıp saatlerce gergin olurlardı. Adam, her seferinde biraz kendisinin bile tüylerini ürpertiyordu.
Kyoko, Sukiânin kolunu tuttu ve merdivenlere yöneldi, âeÄer dans etmeye gidiyorsak, bana bu gece giyecek bir Åey bulmamda yardım etmelisin.â Ä°ki kız birbirlerine sokulup konuÅarak yürüdüler. Birbirlerini ezelden beri tanırmıŠgibi davranıyorlardı.
Shinbe, Kamui ve Toya, iki kızın merdivenlerden çıkıp gözden kaybolmalarını izledi. Shinbe endiÅeli bir sesle Toyaâya, âburada gerçekten neler olup bittiÄini biliyor mu?â diye sordu.
Toya, Suki ile konuÅan Kyokoânun dudaklarını izledi, âevet, sanırım biliyor.â Daha sonra onlara dönerek konuyu deÄiÅtirdi, âKamui, bu gece bizimle geliyor musun?â
Shinbeânin jetonu geç düÅtü. âToya? Gerçekten dansa mı geliyorsun?â sesi Åok olmuÅ gibiydi. Kendi kendine, âbu Toyaâya benzemiyorâ diye düÅündü.
âHey, bir Åahin gibi onu izlemem söylendi, yani sanırım artık bir seçeneÄim yok, var mı?â Toyaânın canı sıkkın görünüyordu, bu yüzden bunu isteÄi dıÅında yaptıÄını düÅüneceklerdi. Ama aslında, onu ansızın gözden kaçırmak istemiyordu.
Nabzı teninin ardında, öyle yapması istenmiÅ olsun ya da olmasın, onu ne pahasına olursa olsun korumasını söylemek ister gibi küt küt atıyordu. Åu an, Kyokoânun kalabalık bir dans pistinde, gümbür gümbür çalan bir müzikle, akıl çelici bir Åekilde etrafta dönüp durduÄunu zihninde canlandırması hiç de yardımcı olmuyordu. Bu, korucuyu içgüdülerinin aniden günyüzüne çıkmasına sebep oldu ve bir anda gitmemesini tercih etti.
Toyaânın gırtlaÄından yumuÅak bir hırıltı çıktı ve kızın üzerinde çok fazla gözün⦠uygunsuz bakıÅların gezindiÄi düÅüncesinden kendisini kurtarmaya çalıÅtı.
Kamui, âkulaÄa eÄlenceli geliyor, geliyorumâ diye baÄırdı. âHaftasonları, aklımızı bu yerden uzaklaÅtıracak bir Åeyler yapmak zorundayız.â Bundan sonra Kyokoânun da etrafta olacaÄı düÅüncesiyle neredeyse sersemlemiÅ gibiydi. âDahası, Toya için bir kız arkadaÅ bulmalıyızâ diye masumca baÄırdı.
Toya, Kamuiânin baÅının tepesine vurarak, âbir kız arkadaÅa ihtiyacım olduÄunu da kim söyledi seni küçük ahmakâ diye gürledi. âPoponu ısırsaydı bir kız arkadaÅın ne olduÄunu anlardın.â
Shinbe sırıttı, âsanırım burada bir kız arkadaÅın ne olduÄunu bilen tek kiÅi benim, ama eÄer tecrübe isterseniz size iki bakire gösterebilirim,â Ä°kisi de öldürücü bakıÅlarla ona dönünce hızlıca bir adım geriledi.
Shinbe çabucak konuyu deÄiÅtirerek baÅını eÄip Toyaâya biraz daha yaklaÅtı. âKyou senden Kyokoâyu izlemeni mi istedi?â bakıÅları kızın gittiÄi yöne kaydı. âBiliyorsun⦠son zamanlarda buradaki dengede, bir Åeyler olmaya hazırlanıyormuÅ gibi bir kayma hissediyorum. Kötülük yaklaÅıyor. Bununla baÅa çıkacak bir Åeye sahip olup olmadıÄını merak ediyorum.â Shinbeânin içgüdüleri neredeyse her zaman doÄru çıkardı ve bu onu endiÅelendiriyordu.