bannerbanner
Zamanın Kalbi
Zamanın Kalbi

Полная версия

Zamanın Kalbi

Настройки чтения
Размер шрифта
Высота строк
Поля
На страницу:
5 из 5

Bunu Toya da hissetmişti ve cevap istiyordu. “Evet, hiçbir zaman şimdiki gibi değildi. Neden sadece yukarı çıkıp soğuk adama gerçeği sormuyorum?” Kyou’nun bir şey sakladığını biliyordu ve ne olduğunu öğrenecekti.

Shinbe onu durduramadan merdivenleri çıkmaya başlamıştı. Shinbe korkuyla sindi, “ikisinin aynı odada olmasından nefret ediyorum. Buna şahit oldum ve hiç hoş değil. Kardeş veya buna benzer bir şeymişler gibi davranıyorlar.” Ametist gözleri, Toya’nın basamakları ikişer ikişer çıkışını izleyerek merdivenlere sürüklendi.

Kamui, Kyou’nun bazen kendisinin de ödünü kopardığını bildiğinden onayladı. “Benimle olduğundan daha iyi. Akşama görüşürüz.” Hala merdivenleri izleyen Shinbe’yi orada yalnız bırakarak gitti.

Shinbe, koruyucu güçlerini yansıtan aynasının bulunduğu aklının derinliklerinde az önce yanlarından ayrılan rahibeiçin de benzer bir duygu hissederek şaşırdı. Gözlerini kapatarak, ruhunun derinliklerinde gerçeği aradı.

Ametist gözlerini tekrar açtığında yalnızca kendisinin bildiği sırlarla parlıyorlardı.


*****

Kyou, Kyoko ile nasıl başa çıkacağına dair düşüncelerde kaybolmuştu, artık onu olmasını istediği yere getirmişti. Kapıya vurulduğunu duyduğunda düşünceleri beklenmedik bir şekilde bölündü. Gözlerini birkaç kez kırpıp, bunun yalnızca Toya olabileceğini bilerek altın rengi gözlerini devirme isteğini bastırdı. Onay almadan açılan kapıya bir bakış attı.

Toya, hedefini arayarak apansız içeri girdi ve Kyou’yu koltukta yatarken buldu. “Kyoko ile ilgili ne haltlar dönüyor?” Doğrudan konuya girmişti.

Kyou’nun gözleri Toya’yı hedef aldı, ama yüz ifadesi soruyla ilgilenmiş gibi durmuyordu.

Toya, Kyou’nun ruh hallerini iyi biliyordu ve farkındaydı ki damarına basmış olsaydı yüzüne bile bakmazdı. Ona göre Kyou’yu okumak bir bilimdi. Eğer bunu yapan Kyou ise, göz kırpmanın bile bir anlamı vardı. Toya, oturmak için karşısından dolgun bir sandalye almaya gitti.

“Yapma, aptal değilim. Onu korumamı istiyorsan, nedenini bana söylemelisin. Hepsinden öte, kalan herkes kendi halindeyken onun farkı ne?” Bu düşünce kendisini tiksindirmiş gibi tükürdü. “O yalnızca zayıf bir insan kız.”

Toya, ansızın boğazında bulduğu pençeyi kavradı ve Kyou’nun çok öfkeli olan yüzüne baktı.

Kyou’nun sesi öfkeyle titriyordu, “ne söylüyorsam onu yapacaksın.”

Toya’nın gözleri kısıldı. Artık bir şeylerin döndüğünü biliyordu. “İyi” diye tısladı ve serbest bırakılarak ödüllendirildi. Karşısındaki eski yerine geçerken Kyou’nun öfkesinin bir anda yok oluşunu izledi, arkasında saklandığı soğuk maskesi yerine oturuyordu. Toya başını salladı. “Onun neden ‘senin için’ bu kadar önemli olduğunu bana söylemelisin.” ‘Senin için’ derken bunu vurgulamıştı.

Kyou, nasılsa kabul etti. Toya’yı doğduğu günden beri o yetiştiriyordu. Toya bu dünyada nefes aldığı anda onun yakınlarda olduğunu biliyordu ve onu, kendisini anlayamayacak olan ailesinden çaldı. Kyou, bir süre için onları uzaktan izlemeyi seçse de, diğer kardeşleriyle de aynı şeyi yaşamıştı.

Bir şekilde Toya’nın kişiliğini daha farklı hale getirmeyi ummuştu ama Kyou onu değiştirmek için ne yaparsa yapsın, belli ki kişiliği bu hayatında da onu takip etmişti. Sonuç olarak, nasıl bir hayat sürerse sürsün, Toya hala Toya idi. Kyoko ile karşılaşmasının anılarını canlandıracağını düşünmüştü, ama kardeşi şu ana kadar ona olan ilgisi dışında öyle bir belirti göstermemişti. Kyou’nun gözleri bu düşünceyle kısıldı.

“Ona karşı bir şey hissetmiyor musun?” diye Toya’yı ürküten bir tonla sordu.

Toya, onun için gerçekten bir şeyler hissettiğini bilerek ama bunu kabul etmeyi düşünmeyerek, “hissetmeli miyim?” diye karşılık verdi. Kollarını önünde kavuşturarak, altın rengi gözlerinde dans eden gümüşün farkında olmaksınız her zamanki gibi rahatsız olmuş göründü.

“Evet” diye soğuk bir cevap geldi.

Toya çileden çıkarak öfkeyle kollarını indirdi. “Lanet olsun! Onu bizim için bu kadar özel yapan ne?”

Kyou’nun bakışı onunkine meydan okudu, “o bekleyip durduğumuz kişi.”

Toya’nın gözleri açıldı. Kyou, hatırlayabildiği kadar eski bir geçmişte ona, Koruyucu Kalp Kristali’ni taşıyan kişi için hazırlanmaları gerektiğini söylemişti. Elbette, bundan bahsediyor olamazdı… öyle güçlü bir kristal neden böyle zayıf bir kızın içinde olacaktı ki? Bekleyip durduğu savaşçı bir tür… basit bir kız değildi.

Kaşları sorgulayıcı biçimde havaya kalktı. “Herkesi buraya toplamanın nedeni bu mu?”

Kyou, Toya’ya geçmişini anlatmaktan her zaman kaçınmıştı, ama onu geleceği konusunda uyarmıştı. “Onu ne pahasına olursa olsun korumalısın.”

Toya’nın beyni bir düşünce sarmalına daldığında oda sessizleşti. Son zamanlarda bölgedeki şeytani titreşimlerde, daha fazlası doğuyor ve kötülüğün tarafı güçleniyormuş gibi bir artış hissetmişti.

“Yani bu, o. Başka ne bilmem gerekiyor?” Kardeşinin, Kyoko ile bu kadar ilgilenmesinin nedeninin bu olduğunu öğrenerek bir rahatlama hissetti, ama şimdi kıskançlığa işaret eden bu duyguların derinine inmeyecekti.

Kyou gerçeği çok uzun zamandır saklıyordu, hatıraları paylaşmaya hazır olup olmadığına emin değildi. Toya’nın geçmişte Kyoko’ya olan yakınlığı sorunları çözmeye yardım etmiyordu. Belki de en iyisi bazı şeylerin unutulmasıydı. İkisi zaman zaman birbrilerinden ayrılamaz hale gelmiştiler. “Onu korumak için yeniden doğdun ve ben bin yıldan uzun bir süredir onu bekleyerek yaşadım. Şimdilik… bilmen gerekenin hepsi bu.”

Toya sessizce homurdandı, ardından hafif alaycı bir şekilde kıkırdadı. “Bilmem gereken tek şey bu ha?” Farkında olmasa da, içindeki gizli bir öfkeyi açığa çıkarmak için duyduğu karşı konulmaz ihtiyaçla parmaklarını uzun saçlarından geçirdi. “Bu yüzden mi gözlerinde ateşle ona bakıyorsun? Yakın olduğumuzu söylüyorsun… aslında çok uzun zaman önce, sana o gözle bakmayacak bir kızla güya olmuş bir şeyi mi kıskanıyorsun?” Toya ters ters baktı… gözleri şimdi erimiş gümüş gibiydi.

Kyou, Toya’nın yaptığı tahmine karşılık neredeyse sinirle söylendi. Çocuğun algılarının esrarengiz bir hal aldığı zamanlar oluyordu.

“Sabrımın sınırlarını geçme Toya. Rahibe ile ilgili olduğunda büyüklük suçlamaların veya kuruntularını hoş görmeyeceğim. Onu korumakla görevlendirildin… bunun hoşuna gidip gitmemesi umrumda değil. Öfkeni kontrol altında tutacak ve onunla ilgili konularda ileri gitmekten kaçınacaksın. Anlaşıldı mı?” küçük kardeşine odaklanmış olan gözleri şimdi ölümcül bir hal almıştı.

Kyou’nun sözlerinde buz sarkıtları asılı durabilirdi ve Toya, en azından şimdilik, konuşmanın bittiğini söyleyebilirdi. Ayağa kalktı, arkasına bakmadan ve tek bir söz etmeden odayı terk etti. Kardeşinin odasından çıkar çıkmaz Kyoko’nun kapısını karşısında bularak durdu. Önündeki odaların sınırları önünde onu hissedebiliyordu.

Onunla olmak isteyerek, kapıyı çalmak için elini kaldırdı ama şu anda bir nedeni olmadığını biliyordu. Elini cebinin derinliklerine sokarak dönüp koridorun aşağısına doğru devam etti.

Koridorda olan herhangi biri, Toya’nın arkasında beliren gümüş kanatların parıldayan dış çizgilerinin, şimdi gözleri gümüşe dönmüş olan koruyucu tarafından fark edilmeden kaybolduğunu görürdü.

Bölüm 5 "Hırıltılı Uyarı”

Kyoko makyaj masasından bir lastik aldı ve ele avuca sığmayan kumral saçlarını, arkasını kısa kabarık bir katman şeklinde ve sırtından dökülmesi için uzun bir katmanı da serbest bırakarak tekrar at kuyruğu yaptı. Biraz allık sürmek için eğildi ardından ayağa kalkıp boy aynasına doğru yürüdü ve kendini inceleyerek döndü. Suki, ona kendi kıyafetlerinden birini giymesini söylemişti ve Kyoko kendisini farklı hissediyordu.

Siyah mini etek, etrafında döndüğünde, yaptığı bütün o egzersizler sayesinde biçimli olan bacaklarını ortaya çıkararak havalandı. Dar, pembe gömleğinin sırtı boyunca siyah bağcıklar iniyordu ve neredeyse göğüslerine kadar inen V yakalı ön kısmında da siyah bir bağcık vardı. Kyoko, ortaya çıkan dekolteye karşı başını silkti.

Bu, Shinbe’nin kendisinin peşinde koştuğu gibi Suki’nin de onun peşinden koşup koşmadığını düşünmesine neden oldu. Küpelerini alarak, neden dağınık bir çocuk gibi görünmeyi kabul ettiğini düşündü. Birisi çekingen bir şekilde kapısını çaldığında düşüncelerinden sıçrayarak irkildi.

Hala küpelerini takarken kapıyı açıp Suki’nin kendisinden daha dağınık giyindiğini görünce daha iyi hissederek gözlerinin içi parladı. Arkadaşını baştan aşağı süzerek “ah Suki, bu gece onları öldüreceksin” dedi.

Suki dar bir deri pantolon ve uzun dökümlü kollarıyla vücudunu gösteren şeffaf mavi bir bluz giyiyordu. Kyoko, Shinbe’nin bu gece kaç defa tokat yiyeceğini düşünerek başını salladı.

Bir kaşını arkadaşına doğru kaldırarak, “sadece Shinbe’nin harekete geçmesini istiyorsun, değil mi?” diye zümrüt gözlerinde parlayan bir gülüşle sordu.

Suki, Kyoko’yu gözden geçiriyordu, tatmin olmuş bir şekilde başını eğerek, “evet, bu gece bir süre için eğlencenin sonu olacağına dair bir his taşıyorum. Shinbe’den duyduğum bir söylentiye göre, pazartesiden itibaren her zamankinden daha sıkı çalışmaya başlayacağız.” Gözleri parladı, “ama bu gece, kendimizi salalım. Gittiğimiz yeri seveceksin. Orası çok büyük bir yer ve bu gece çalacak grup orayı sallayacak.”

Suki gözleri açılarak Kyoko’nun odasına bir bakış attı. “Vay canına! Buraya hiç gelmemiştim,” gözleri Kyoko’nunkilere döndü. “Toya dışında kimsenin buraya girmesine izin verilmiyordu. Anlıyor musun, yalnızca o, sen ve Kyou bu kattasınız?” Katta bulunma konusunda çok gergindi, öyle ki Kyoko’nun odasına gelmeden önce Toya’dan izin almıştı.

Kyou’nun, kendisini, o ve Toya’nın daha iyi izleyebileceği bir yerde olmasını tercih etmesi gerektiğini biliyordu. Söylediği her şeyi hatırladığında, Suki ve geçmişte arkadaş oldukları konusunda haklı olduğunu biliyordu, çünkü nedense onu çok uzun zamandır tanıyormuş gibi hissediyordu.

Ansızın yutkundu, “belki diğer tüm odalar alınmıştır, bilmiyorum.” Kapıya yöneldi, “ama bu gece eğlenmek istediğimi biliyorum, çünkü haklısın, muhtemelen bir süre için bu son eğlencemiz olacak.”

Конец ознакомительного фрагмента.

Текст предоставлен ООО «ЛитРес».

Прочитайте эту книгу целиком, купив полную легальную версию на ЛитРес.

Безопасно оплатить книгу можно банковской картой Visa, MasterCard, Maestro, со счета мобильного телефона, с платежного терминала, в салоне МТС или Связной, через PayPal, WebMoney, Яндекс.Деньги, QIWI Кошелек, бонусными картами или другим удобным Вам способом.

Конец ознакомительного фрагмента
Купить и скачать всю книгу
На страницу:
5 из 5