
Полная версия
Zamanın Kalbi
Genç erkek kardeÅi Tama, kendisine bildiÄi her Åeyi aktardıktan sonra bile; yalnızca baÅını salladı ve gözlerini indirdi. Sadece diÄer dünyada yalnız olduÄunu hatırlıyordu. Canavarlarla dolu bir dünya.
Büyükbaba derin düÅüncelere dalarken dudakları inceldi. Kyoko, Koruyucu Kalp Kristaliânin içine geri döndüÄü ve her Åeyin bittiÄiyle ilgili bir Åey hatırladıÄını söylediÄi için, büyükbaba iÅlerin yolunda gittiÄini biliyordu. Birkaç hafta sonra okul çalıÅmalarına geri dönmüÅtü ve mükemmel notlar alıyordu, ve artık hesap kapanmıÅtı. Büyükbaba, ön kapının açıldıÄını duydu ve gülüÅü geniÅledi.
Sanki kutsal bir iyi Åans muskasıymıŠgibi mektubu öperek, torununun mutfaÄa yürümesini izledi⦠Kyoko bunu sevecekti.
Ãç hafta sonraâ¦
GeçmiÅteki kız üniversiteye yaklaÅırken, altın sarısı gözler izledi. Onu bulmuÅtu ve ne yapıp edip iÅleri bir kez daha düzeltecekti. Gözlerinin altın rengindeki saydamlıÄı, o uÄursuz günde, ölümcül bir savaÅın ortasında olanların anılarıyla parlarken, bir an için insan kalkanının kaydıÄını hissetti.
Pencereden gelen sabah güneÅinin ıÅıkları, arkasında kanat biçiminde tuhaf bir gölge oluÅturuyordu. PençeleÅmiÅ elini kaldırdı ve gözlerini kısarak pençelerin tekrar insan örtüsüne bürünüÅünü izledi.
Tekinsiz gözlerini tekrar rahibeye döndürerek içindeki güçleri bastırdı. Kyokoânun saflıÄıyla, etrafındaki kötülüÄün uyanıÅını hissettiÄi bir andı. Bu sefer⦠aynı hatayı yapmayacaktı.
Kyoko baÅını kaldırıp devasa binaya baktı. Burası ona, bilinmeyen bir geçmiÅteki büyük bir Åato gibi görünüyordu. Kendi kendine sırıttı. Buna engel olamıyordu. Bursu ve aslında burada yaÅayacaÄını öÄrendiÄinden beri hala mutluydu.
Arkasındaki Tamaâya baktı. Ãantaları taÅımak ve yerleÅmesine yardım etmek için onunla gelmesinin büyük desteÄi olmuÅtu. Kyoko, annesi ve büyükbabasının evde kalıp orada vedalaÅmalarına dair konuÅtuÄu için memnundu. Åimdi bu büyük özgürlükle neredeyse sersemlemiÅ hissediyordu ve tadına vararak derin bir nefes aldı.
âKyoko, bütün gün orada dikilecek misin, yoksa gidip yatacaÄın odayı bulacak mıyız?â Manzara onu da etkilese de Tama homurdandı. BaÅını kaldırıp, ana kapıya yönelen devasa kemere ÅaÅkınlıkla baktı.
Kyoko haritayı elinde tuttu ve üniversitenin saÄ tarafına baÄlanan heybetli binayı iÅaret etti. âBu doÄru bina olmalı.â Döndü ve Tamaâya göz kırptı. âBu sabah bana yardım ettiÄin için teÅekkür ederim.â
Tama biraz utanmıŠhissederek sırıttı. âElbette Kyoko, nihayet senden bir süreliÄine kurtuluyorum, bu yeterli karÅılık olur.â BaÅını eÄerek savuÅtu ve gülmekten ölerek bir süre ondan kaçmaya çalıÅtı.
Kyoko onu kovalamaya baÅladı, ama üzerinde bazı gözler hissederek yolun ortasında durdu.
Rüzgar, kestane rengi saçlarını yüzünden uzaklaÅtırırken, kimin gözlerinin üzerinde olduÄunu merak ederek binaya baktı ama daha fazlasını göremedi. Son birkaç yıldır tuhaf Åeyleri hissedebiliyordu ve orada birinin olduÄunu⦠onu izlediÄini, Åüphe götürmez biçimde biliyordu. Neredeyse ona dokunduklarını hissediyordu.
Yukarıdaki pencerede bir hareket gördüÄünü düÅündü, ama daha yakından inceleyince boÅ olduÄuna karar verdi. Kyoko bu garip hissin yok olduÄunu fark ederek iç geçirdi. Hayal kırıklıÄının kaybolmasını beklerken yumuÅak bir Åekilde alt dudaÄını ısırdı. BoÅ vererek en sonunda kapıdan içeri giren Tamaâya yetiÅti. Ä°kisi de etrafa bakınırken donup kaldı.
Yukarıya doÄru bakarken "bu yer bir harika,â diye fısıldadı Tama, ardından ciddi bir sesle ekledi. âBu haritayı saklamak isteyebilirsin⦠eÄer seni tanıyorsam burada kaybolacaksın.â
Kyokoânun gözleri ana salonun içinde dolaÅırken, onu duymuyormuÅ gibiydi. İçinde bulundukları oda, diÄer katlara doÄru spiral bir biçimde kıvrılan merdivenleriyle en az üç katlı bir bina uzunluÄundaydı. Bir tarafta büyük bir kütüphane varken diÄer taraf dinlenme alanına benziyor ve ortasındaki yüksek tonozlu tavanda asılı devasa bir avize bulunuyordu.
âBunun düÅtüÄünü görmek gerçekten hiç hoÅuma gitmezdiâ diye havayı iÅaret ederek baÅıyla onayladı.
Konforlu mobilyaları olan oturma alanları aÅaÄıdaydı. Sabahın çok erken bir saati olsa da Åimdiden kalkmıŠolan öÄrenciler oradaydı ve bir takım iÅlerle meÅguldüler. Burada mümkün olduÄu kadar erken bulunmak istiyordu ve saat Åu an sabahın 7:30âuydu. Nereye gitmesi gerektiÄini merak ederek hızlıca kaÄıda göz gezdirdi.
Sızlanarak omzunun üstünden Tamaâya bakıp önlerindeki spiral merdivenleri iÅaret etti. Kyoko, aslında taÅındıÄından dört tane valizi vardı ve çok aÄırdılar.
Tamaânın suratı asıldı. âÅaka yapıyor olmalısın.â En büyük valizin sapını, bu sefer tekerleklerin bu kez iÅe yaramayacaÄını bilerek bıraktı. âBaÄıra baÄıra aÄlardım ama 12 yaÅındayım.â
Kız kararlılıkla omuzlarını kaldırdı.
Arkalarından bir erkek sesi, âSiz Bayan Kyoko Hogo musunuz?â diye sorduÄunda Kyoko irkildi.
Aniden dönerek, âEvetâ dedi.
Ãok yakıÅıklı bir adamla yüz yüze geldiÄinde gözleri büyüdü. Korkutucu buz mavisi gözleri ve at kuyruÄu Åeklinde toplanmıŠuzun koyu renk saçları vardı. Korku dolu bir saygıyla bakarken, tuhaf bir rüzgarın yüzünü okÅadıÄını hissetti. YumuÅak saçlarının uçları, bu rüzgarın çarptıÄı yüzünü gıdıkladı.
Adam ona çok çekici bir gülüŠsunuyordu. Sonra onu ÅaÅkınlıÄa düÅürerek parmaklarını Åıklattı ve iki adam hiç yoktan ortaya çıkarak çantalarını alıp onlarla beraber yukarı çıktılar. Onları izlerken Kyokoânun gözleri büyüdü, ama bir Åey diyemeden önce diÄer adam ellerini kendisininkilerin içine aldı ve dudaklarına götürerek ona prenslere yakıÅır bir Åekilde bir öpücük verdi.
"Benim adım Kotaro ve sizin gibi çekici birinin çok aÄır bir Åey taÅımak zorunda kaldıÄını görmek istemiyorum. Åimdi, beni takip ederseniz, size kalacaÄınız yeri göstereceÄim.â Kotaro elini, kendi elinin içinde tutarak özgüvenle döndü ve merdivenleri çıkmaya baÅladı.
Adamın parmakları ve kolundaki ani ısınma vücuduna yayılmaya baÅlamıŠgibi duruyordu⦠koruyucu kanını uyandırarak. Bu saklaması gereken bir sırdı. Kotaro, sabırla beklediÄi kiÅinin o olduÄunu bilerek kızın elini hafifçe sıktı. Odaya girdiÄi anda bunu hissetmiÅti.
Kyoko kendi kendine âTanrı beni centilmen erkeklerden korusun. Neyin içine düÅtüm böyle?â diye düÅünerek nazikçe kaÅını kaldırdı.
Dönüp, aÄzı açık orada dikilen Tamaâya omuz silkti. Kyoko baÅını yana eÄdi ve bir kaÅını kaldırdı. âTama dikkatli ol, böyle durursan sinekleri avlayabilirsin.â Sonra o toparlanamadan döndü ve sadece Kotaro olarak tanıdıÄı adamın esnek biçimini takip etti.
Gizlice, kendisi ve Tamaânın puanlarını tuttuÄu hayali yazı tahtasına zihninden tebeÅirle yazdı. Merdivenlerden yukarı çıkarlarken burnundan soluduÄunu duydu ve artık oyunu kazandıÄını biliyordu.
Merdivenlerden inen baÅka bir genç çocuÄun yanından geçtiler ve çocuk geçerken bakmadı bile, Kyoko kalbinden bir Åeyin hızla geçip gittiÄini hissederek nefesi kesildi. Ãocuk neredeyse yavaÅ hareketlerle geçerken bütün sesler kayboldu. Sonra kalbi bir atıÅlık tekleyip ardından hızlanınca her Åey normale döndü.
Teninden, bir Åeyi özlüyormuÅ gibi⦠veya daha ziyade bir Åeyi kaybetmiÅ ve korkunç Åekilde özlüyormuÅ gibi bir rahatsızlık hissi geçti. Bu garip tepkiden kurtulmayı çalıÅırak, bilmemesinin daha iyi olduÄunu düÅünüp yanından geçip gidenin kim olduÄuna bile bakmadı.
Tama, Kyokoânun zihninden homurdanmasını neden olacak Åekilde, âEvet, en azından burada aÄzının suyunu akıtmak için yeterince erkek varâ diye fısıldadı.
Merdivenlerin baÅında, iki tarafında da birçok kapı bulunan uzun bir koridora doÄru Kotaroâyu takip ederek döndü. Bunların yatakhane kapıları olduÄunu varsayıyordu ama adam ne yavaÅladı ne de herhangi birinde durdu. Koridorun sonunda GÄ°RMEYÄ°N yazan bir kapı aralıÄı vardı. Kotaro ve çantalarını taÅıyan iki kiÅi, yalnızca bir baÅka merdiven katını daha dönmek için ait odukları yermiÅ gibi incelikle oradan geçince kafası biraz karıÅtı.
Tama, Kyokoânun etrafını çevirerek âbence seni zindana gönderiyorlarâ diye alay etti.
Kyoko omzunun üstünden ona sırıttı âYukarı çıkıyoruz aÅaÄı deÄil seni ahmak.â
Tama baÅının arkasına bir fiske atarak âkulenin tepesinde boÅ, soÄuk bir oda o zamanâ dedi.
Bir baÅka Åık merdiven katına geldiklerinde 'eh en azından formumu koruyacaÄım,â diye düÅündü sonra baÅka bir koridoru geçtiler, ama burası güzeldi. Zemin bile mermerden yapılmıŠgibi duruyordu. Kapılar birbirinden çok uzaktı. Bu koridorda yalnızca üç oda vardı ve kendi kendine, belki Kotaro nerede kalması gerektiÄini bile bilmiyordur diye endiÅelendi.
Kotaro, bu koridora birçok kiÅinin girmesine bile izin verilmediÄinden çok özel biri olması gerektiÄini düÅünerek son kapıya yürüdü ve bunun tüm kampüsteki en iyi oda olması gerektiÄini biliyordu. Odanın ön tarafına doÄru adım attı ve kız ile genç arkadaÅının ona yetiÅmelerini bekledi.
Kotaro sırıttı, kız gergindi. Bunu koklayabiliyordu. Heyecanlı, zümrüt yeÅili gözlerine baktı ve kalbinin Åimdiden bocaladıÄını hissetti ama Åimdilik kendisine söyleneni yapacaktı.
Elini yukarı kaldırdı. âÅimdi ayrılıyorum ama bir Åeye ihtiyacınız olursaâ¦â ona odanın anahtarını uzatarak kızarmasına neden olan bir bakıŠattı, aslında cesurca reverans yapıp ardından iki adama kendisini takip etmelerini eliyle iÅaret etti.
Kyoko ve Tama kalkık kaÅlarıyla, dönüp gözden kayboluncaya dek onları izlediler, sonra Kyoko tekrar kapıya baktı ve güçlükle soludu. Tam orada, kapının üzerinde, altın harflerle Kyoko Hogo yazan bir isim levhası vardı.
Tama kıs kıs gülerek kardeÅine hafifçe vurdu. âBiliyorsun⦠böyle yaparak sinekleri avlayabilirsin.â
Kyoko daha önce kendisine verdiÄi puanı zihninden silerken gözlerini devirdi.
Anahtarı alarak kilidi, ardından çekingen bir Åekilde içeriyi gözetleyerek kapıyı açtı.
Tamaânın gözleri faltaÅı gibi açılıp onun önüne geçerek ilerledi. âOlamaz! Bu oda neredeyse bizim evin tamamı kadar büyük.â Hayret dolu sesi, sessizlikte yankılandı. âBu kısımda korkunç bir depo- dans kulübü açabilirsin.â
Kyoko âyani, zindanımı sevdin mi?â diye sorarak puanı ait olduÄu yere geri koydu.
*****
Kyoko, Tamaâya teÅekkür edip onu yoluna gönderdikten iki saat sonra banyoda eÅyalarını raflara yerleÅtiriyordu. BeÅ kiÅinin girebileceÄi kadar büyük olan küvete tekrar baktı.
Homurdanarak küçük kardeÅinin sözlerini taklit etti âOlamaz!â
Hepsinin bir hata olup olmadıÄını yeniden düÅünürken, ensesine deÄen saçları hissedebiliyordu. Kendi kendine âevetâ diye fısıldadı. Her an birisi ortaya çıkıp, eÅyalarını toplamasını söyleyebilirdi. Yalnızca yanlıŠodada bulunuyor olması gerektiÄini biliyordu.
Kyoko dıÅarı çıktı ve odaya bakındı. Yatak bugüne kadar gördüÄü en büyük yataktı ve toplanmıŠkabarık yorgan ve diÄer her Åeyle Åimdiden tamamlanmıÅtı. Oda, sert tüylü halı ve yataÄı tamamlayan yumuÅak mor ve mavilerle güzeldi. Oraya buraya koyu kırmızı serpiÅtirilmiÅti ve içinde kaybolacak kadar büyük bir gömme dolap vardı.
Her Åeyin siyah ve altın sarısı olduÄu, bir insanın isteyebileceÄi her Åeyle donatılmıŠoturma odasına adım attı. MutfaÄı zaten kontrol etmiÅti. Tamamen stoklanmıÅtı. Kyoko milyonuncu kez baÅını salladı. âOlamaz.â Åimdi ne yapacaÄını düÅünerek alt dudaÄını kemirdi. Cumartesi sabahıydı ve dersler pazartesine kadar baÅlamayacaktı.
Kendi kendine âevet bütün gün burada saklanamamâ diye mırıldandı.
Kyoko, olmaması gereken bir yerde sinsice dolaÅıyormuÅ gibi hissederek kapıya yöneldi ve baÅını koridora uzattı. Kimsenin olmadıÄını görerek dıÅarı çıktı ve kapıyı arkasından kapattı, sonra sessizce aÅaÄı inen merdivenlere yürüdü.
Yine izlendiÄini hissetti ve iliklerine kadar ürperdi ama dönüp bakmaya cesaret edemeden yürümeye devam etti.
Kyou, âbeni hissedebiliyorâ diye düÅündü. Belki güçleri korktuÄu kadar derine gömülmemiÅti. Odasından ayrıldıÄı anı biliyordu ve arkasında bıraktıÄı kokuyu içine çekti⦠tadını çıkararak.
Kokusunun hatırası diÄer hatıraları da tazelemiÅ gibi görünüyordu. âRahibe, yakında güçlerini tekrar açıÄa çıkaracaÄız. Onları saklamayı tercih edebilirsin⦠ama uzun süre deÄil.â Koridordaki duvara dayandı, altın rengi gözleri, kız gözden kaybolana kadar onu izledi.
*****
Kyoko kendisini tekrar zemin katta bulduÄunda biraz daha kolay nefes alabiliyordu. Etrafta Åimdi kendi yaÅında insanların olduÄunu fark etti. Kyoko içini çekip yukarıdaki son tuhaflıÄı da silkeleyip atarak bir an daha düÅüncelere boÄulmuÅ bir Åekilde orada dikildi.
Hislerinin böyle baskı yapmasına dayanamıyordu. Bazen hiçbir Åey hissedememeyi diliyordu. Binanın geniÅ zeminine gözlerini dikerken bunları aklından uzaklaÅtırdı. Yalnızca bir saniye önce hissettiÄi tuhaf heyecanı düÅünerek âbunun için bir açma-kapama düÄmesine ihtiyacım varâ diye mırıldandı.
Kütüphaneye bir bakıŠatıp ardından çabucak diÄer tarafa döndü ve ilk önce bölgeyi daha fazla tanımak istediÄine karar verdi. Bir Åeyleri keÅfetmek hatırlayabildiÄi kadar eskiden beri kendisi için bir alıÅkanlık olmuÅtu ve böyle kalmasını istiyordu. Son iki yılda her türlü dövüŠsanatını ele almıÅtı ve bunun esnek vücuduna verdiÄi hareket özgürlüÄünü seviyordu.
Dinlenme odalarına geçtiÄinde, orada birçok farklı çalıÅma alanı olduÄunu fark etti. En büyük spor salonlarından birini camdan görebiliyordu. Orada durup bir süre onları izlemekten kendini alamadı. Ä°ki kiÅi kılıçlarla dövüÅüyormuÅ gibi görünüyordu. Metalin metale çarpma sesini duyunca bir kaÅını kaldırdı. Odaya daha da yaklaÅıp dinleyerek dikkatle baktı.
"Dikkatini vermiyorsun Suki." Siyah giyimli olanı diÄerini bertaraf ederek gülüp poposuna vururken alay edermiÅ gibi bir sesle konuÅtu.
Koruyucu giysiler giydikleri için Kyoko ikisinin de yüzünü göremiyordu.
âShinbe!â diye çok öfkeli, fakat bir kadına ait olan bir ses çıktı. Sonra uyarmadan ileriye atıldı ve daha ziyade tokat atarmıŠgibi, eskrim kılıcıyla adamın baÅına vurdu, ardından baÅındaki kalkanı çekip çıkardı.
Kız adama doÄru yürüyüp tek kaÅını kaldırarak adamın göÄsünü parmaÄıyla sertçe ittiÄi sırada uzun kahverengi saçlarının açılıp sırtına dökülmesi Kyokoâyu ÅaÅırtmıÅtı. âBöyle serserilik yaptıÄında ciddi dövüÅmekte zorlanıyorum.â
Shinbe sırıtarak baÅındaki kalkanı çıkardı. Teslim oluyormuÅ gibi iki elini havaya kaldırıp geri çekildi. âÃzgünüm Suki, ama oradaydı⦠ve onu korumuyordun.â Teninde karıncalanma dalgalarının yayıldıÄını hissederek kaÅlarını çattı ve yavaÅça dönerek ametist bakıÅlarını kapının aÄzında dikilen kıza çevirdi, âHım, bir ziyaretçimiz var gibi görünüyor.â
Kyoko, Suki adındaki kızın rakibine hala ters ters bakarak gerçekten kızarmasını, sonra ondan uzaklaÅıp geniÅ bir gülümsemeyle kendisine doÄru yürümesini izledi.
Dostça bir hareketle elini uzatmadan önce âerkeklerâ deyip gözlerini devirdi, âmerhaba ben Suki ve bu zavallı erkek müsvettesi de Shinbeâ deyip hala sırıtarak arkasından gelen adama doÄru baÅparmaÄını uzattı.
Shinbe adındaki genç adam âSuki,â diye baÄırdı. Açıklamasının önemini göstermek için iki elini de kalbinin üzerine yerleÅtirerek âbeni derinden yaraladın.âdedi.
Suki kaÅlarını çattı âShinbe⦠eÄer seni yaralasaydım beni yapmaya zorladıÄın tüm vuruÅlarla beraber Åimdiye kadar beynin kulaklarından akardı.â
Shinbe kaÅlarını oynatarak âbiliyorsun bana lütfettiÄin bu sert sevgiyi seviyorumâ dedi.
Suki, âsana sert sevgiyi bir dakika içinde göstereceÄim ama yeni kızı korkutup kaçırmak istemiyorumâ dedi.
Kyoko onu Åimdiden sevmiÅti ve elini sıkıca sıkarak gülümsedi. âMerhaba ben Kyoko Hogo ama lütfen sadece Kyoko deyin.â
Sukiânin arkasında duran çocuÄa bir bakıŠattı. âÄ°kinizle de tanıÅtıÄıma memnun oldum.â
Gözlerinde Kyokoânun dikkatini çeken bir Åey vardı. Ä°nanılmaz bir ametist rengine sahip ve nefes kesiciydiler. Saçları omuzlarından biraz daha uzundu ve mavi gölgeleriyle çok koyu renkteydi. Ona, 80âlerin rock gruplarından bir Åarkıcıyı hatırlatıyor gibiydi.
Suki kulaÄına fısıldadı. âHey senden bahsedildiÄini duymuÅtum. Evet bugün geleceÄini biliyordum. Biraz sonra seni aramaya çıkıp sana etrafı gösterecektim.â Aniden yüzünde gergin bir bakıŠoluÅtu ve baÅını yana çevirip Shinbeâyi sert bir bakıÅla durdurarak âyerinde olsam bunu yapmazdımâ dedi.
Kyoko bakmak için baÅını eÄdi. Oldukça emindi⦠çocuÄun eli havada durmuÅ, neredeyse Sukiânin poposuna deÄiyordu ve hayran bir bakıÅla sırıtıyordu.
Shinbe iç çekti ve elini indirdi, âbir gün bakmıyorken bile nasıl anladıÄını öÄreneceÄim.â
Suki, âsadece biliyorum, hepsi bu!â diye homurdandı, Kyokoâya arkadaÅça bir gülümseme sunarak âbenimle gel, üstümü çok hızlı deÄiÅtireceÄimâ dedi ve Kyokoânun elini yakalayarak kapıya çekti.
Kyoko, el salladıÄını görmek için arkasına dönüp Shinbeâye bir bakıŠattı. Kadınların soyunma odasına doÄru girerken, âbu ikisi çok eÄlenceli olacakâ diye düÅündü.
Suki, Kyokoâdan Åimdiden hoÅlandıÄını söyleyebilirdi ve nedense tanıÅmadan önce de onu tanıyormuÅ gibi hissediyordu. Duvarın arkasına geçerken âKyoko, ben üstümü deÄiÅtirirken bana biraz kendinden bahsetseneâ dedi.
Kyoko, Sukiânin yanında tamamen rahat hissederek bir banka oturdu. âÅey, Åehrin diÄer yakasındaki küçük bir kasabadan geliyorum. Ve nedense beklenmedik bir Åekilde buradan burs aldım.â Kyoko, Sukiânin âevetâ dediÄini duyup devam etti. âGerçekten de baÅvuru bile yapmadıÄım bir bursu nasıl aldıÄımı bilmiyorum.â
Suki bu açıklamadaki soru iÅaretini duyabiliyordu ve baÅını köÅeden uzatarak gülümsedi. âBu konuda endiÅelenme. Buraya benimle aynı Åekilde gelmiÅsinâ dedi ve tekrar duvarın arkasında kayboldu, âben de buraya hiç baÅvurmadım.â
Kyoko kaÅlarını çattı, âama neden? Bir nedeni olmalı. Sen biliyor musun?â
Suki bu sefer üstünü tamamen deÄiÅtirmiÅ olarak döndü. Tenis ayakkabılarını giymek için oturdu. âEvet, bunu çözdüm. Åey, en azından bir kısmını. Bu okulun sahibi olan adam bazı insanlar arıyorâ¦â Suki duraksadı, baÅını biraz eÄerek, âsıradıÅı yetenekleri olan insanlarâ dedi.
âBurada kalan diÄerleriyle tanıÅmaya baÅladıÄında, alıÅman gerekecek çok fazla Åey olabilirâ diye ekleyerek omuz silkti. Haklı olduÄunu bilerek sırıttı.
Suki aniden kalktı ve soyunma odasının kapısına bir ayakkabı fırlattı, karÅı taraftan hafifçe küfredildiÄini duyduÄunda zaferle güldü. Ayakkabıyı geri alarak giymek için oturdu. âEvet Åimdi, nasıl bir sıradıÅı yeteneÄin var?â
Aklı çok hızlı çalıÅırken Kyokoânun nefesi kesilmiÅ gibi duruyordu. Buradaki herhangi biri onun rahibe olduÄunu bilebilirmiÅ gibi görünmüyordu. Suçlu bir ifadeyle Sukiâye kaŠçatıp hızlıca bakıÅlarını uzaklaÅtırarak cevap verdi âbildiÄim kadarıyla hiç yok.â
Suki bir kaÅını kaldırdı, ama er ya da geç öÄreneceÄini bildiÄinden omuz silkti. âHadi gidelim. Zaten muhtemelen Shinbe bizi bekliyordur.â Kapıyı açtı ve tabii ki Shinbe orada, kapıya onları dinleyebilecek kadar yakın bir mesafede dikiliyordu. Geri geri giderek onlara gülümsedi.
Suki kapıyı arkalarından kapattı ve kapıdaki iÅareti göstererek âShinbe, okuyamıyor musun? Kadınlar Soyunma Odasıâ dedi. ÃocuÄa anlamlı bir bakıŠattı.
Shinbe omuzlarını silkti âevet, bu yüzden yakınında dikiliyordum.â Kız elini ona doÄru salladıÄında çabucak sıçrayarak çekildi. âSuki⦠ben bir erkeÄim⦠Sevgiye ihtiyacım var. Bunu elde etmenin, kadın zihninin nasıl çalıÅtıÄını öÄrenmekten daha iyi bir yolu var mı?â
Suki sıkarak gıcırdattıÄı diÅlerinin arasından âaraÅtırmanı kütüphanede yapabilirsinâ dedi.
Shinbe sırıttı. âSevgili Suki, kadınların zihniyle alakalı olan Åu kütüphanedeki her kitap⦠boÅâ
Suki gülümseyerek karÅılık verdi âçünkü bu kitapların hepsinin yazarı erkek.â
Shinbe öne eÄilip bir kaÅını kaldırarak, âaynen öyle. Biz testesteron sahiplerine mantıklı gelecek bir kitap yazacak ilk kiÅi ben olmayı planlıyorumâ dedi.
Suki, Kyokoâya maÄlup olmuÅ Åekilde bir bakıŠattı ve sonra saatine bakıp âhey, aç mısın? Hadi önce öÄrenci yemekhanesine gidip yiyelimâ dedi.
Kyoko baÅıyla onayladı. Bu sabah yemek yemek için fazla gergindi ama onların yanında evdeymiÅ gibi hissediyordu ve Åu anda açlıktan ölüyordu.
Shinbe eliyle yolu göstererek âhanımlar öndenâ dedi. Suki baÅına baÅka bir darbe indirdiÄindeyse ciyakladı.
Suki ona suçlayıcı bir bakıŠatarak " bu sefer çok yavaÅ deÄildim, deÄil mi⦠Åimdi önden buyurâ dedi. Shinbe güvenli bir Åekilde önlerinde yürümeye baÅladıÄında bilmiÅ bir gülüÅle Kyokoâya doÄru eÄildi âdokunulmak istemediÄin sürece her zaman onu önünde tutmayı unutmaâ dedi.
Kyoko buna engel olamıyordu. Gülmeye baÅladı ve kendisine, daha ziyade yemekli vagon gibi görünen gömme yemek odasına girene kadar gülmeye devam etti. Bir adım atarak Sukiâye yaklaÅtıÄında gözleri büyüdü âbiliyorsun, bu yere her geliÅimde yanlıŠyerdeymiÅim gibi hissediyorum.â
Shinbe onları odanın arka tarafına yakın bir masaya götürdü. Suki ve Kyoko bir banka kayarken, Shinbe dünyanın en masum erkeÄiymiÅ gibi görünerek diÄerine oturdu. âBiliyorsun bu yerde alıÅılması gereken çok fazla Åey var.â Ametist gözlerini parlatarak Kyokoâya gülümsedi. âBir senedir buradayım ve hala öÄrenemedim.â
Suki Kyokoânun omzunu dürttü, âsenin ve benim geldiÄimiz gibi geldi. Açık bir davetle.â Kyokoâya bunu kabul edip tadını çıkarmasını söylemek ister gibi omuz silkti.
Kyoko kafası karıÅık bir bakıÅla öne eÄildi, âanlamıyorum. Neden birisi bunu yapsın ki?â
Shinbe birisinin ona gerçeÄi söylemesi gerektiÄini bilerek baÅıyla onayladı. âBenim bazı yeteneklerim var, Sukiânin de öyle.â Göz kırparak omuz silkti. âBurada bursu olan herkesin var.â DoÄru kelimeyi aramak için bir an durdu, âbiz o veya bu Åekilde yetenekliyiz.â Sukiâye kaÅını kaldırdı, âhenüz ona söyledin mi?â
Suki hızlıca olumsuz bir baÅ hareketi yaptı, ardından aniden konuyu deÄiÅtirmek isteyerek Kyokoâya döndü, âhey, hamburger ve patates kızartması ister misin?â
Kyoko baÅıyla onayladı ve Suki ücretsiz burslarla ilgili sorudan kaçıyormuÅ gibi ayaÄa kalktı, âburada kal, hemen döneceÄim ve endiÅelenme. Bursu olanlara yemekler ücretsiz ve hatta yemeÄi bize onlar getiriyor.â Suki onu Shinbe ile yalnız bırakarak sipariÅ vermek için gitti.