
Полная версия
Kadınların 33 Hayırı
Tükenmiş = Boşalmış.
Boşalmış = Verecek hiçbir şeyi kalmamış.
"Hadi ama, hemen biter" = Umursamazlık.
İstenmeden yardım etti = Sevgi gösterdi.
Fizyoloji: Beden neden "hayır" der?
Bir kadın "Yorgunum, istemiyorum" dediğinde, bu tamamen biyokimyadır.
Dopamin yoktur. Dopamin, arzu ve heyecanla bekleme hormonudur. Cinsellik isteyebilmek için en azından asgari bir enerji rezervine ihtiyaç vardır. Tüm dopamin bedeni yatağa kadar sürüklemek için harcandıysa, cinsellik için geriye hiçbir şey kalmaz.
Oksitosin yoktur. Oksitosin dinlenme, şefkat ve gevşeme anlarında salgılanır. "Yığılıp kalma ve şalterleri kapatma" hâlindeyken oksitosin bulunmaz. Bir kadın sarılmak isteyebilir ama cinsellik istemez. Çünkü cinsellik hareket gerektirir, sarılmak ise sadece kabul edilmeyi.
Pelvik taban kası spazmı. Tükenmişlik çoğunlukla belde ve leğen kemiği bölgesinde yer eder. Kadın, mahrem kaslarını fiziksel olarak gevşetemez. Canı yanar, rahatsız hisseder, kasılır. Zihnen partnerine zevk vermek istese bile beden söz dinlemez.
Kadın neden "Tükendim, toparlanmaya ihtiyacım var" demez?
Suçluluk duygusu. "Beklentileri karşılayamadığını" hisseder. Kendinden bir şeyler vermezse kötü biri olduğunu düşünür.
Kaybetme korkusu. "Yorulmayan birine gider." Erkeğin erkekliğini düzenli olarak onaylatmaya ihtiyaç duyması yüzünden başka bir kadın bulacağı korkusu.
Kendi durumunu önemsememek. Kadınlara çocukluktan itibaren katlanmak öğretilir. "Yoruldun mu? İdare et. Herkes yoruluyor. Bir şey olmaz." Kendine acımamaya ve yardım istememeye alışmıştır.
Bir alternatifin olmaması. Kadın hiçbir çıkış yolu görmez. Bir yardımcı tutacak imkânı yoktur, çocukları alacak bir büyükanne yoktur, yatıp üç gün boyunca kalkmama şansı yoktur. Katlanmak ve arada bir "şöyle bir soluklanmak" daha kolay gelir.
Bu durumda erkeğin çektiği acı
Erkek, tükenmişlikten kaynaklanan reddedilmeyi genellikle şahsına yapılmış bir ret olarak algılar. Şöyle düşünür: "Onun için önemli değilim." "Onu çekmiyorum." "Artık beni sevmiyor." Kadının "yorgunum" deyişinin kendisiyle ilgili olmadığını anlamaz. Bu kadının kendisiyle ilgilidir. Aşırı yüküyle ilgilidir. Enerjisinin tükenmiş olmasıyla ilgilidir. Ve en kötüsü: Erkek alındığında, baskı yaptığında, talepkâr olduğunda, kadının o dürüst "yorgunum" sözünü bir yalana dönüştürür. Bir dahaki sefere kadın "başım ağrıyor" diyecek ya da onun kırgın yüzünü görmemek için sırtını duvara dönecektir.
Erkek ne yapmalı?
1. Tükenmişliğin bir yalan olmadığına inanın. İstese yapabileceğini düşünseniz bile. Yapamazdı. Bedeni sıfırı tüketmiştir.
2. Şartları kaldırın. "Sonunda seks olacaksa sana sarılırım" değil. Sadece sarılın. Seçenek sunmadan. Beklentiye girmeden.
3. Yükünü üstlenin. Gerçek yardım, tükenmişliği her türlü sözden daha etkili biçimde azaltır.
Akşam yemeğini yapın. Onu banyoya gönderin ve bulaşıkları yıkayın. "Sen uyu, ben her şeyi bitiririm," deyin.
4. Alınmayın. Tükenmiş birine kırılmak, yağmura ıslak olduğu için kızmaya benzer.
5. Toparlanması için koşulları hazırlayın. Bazen bir kadının iki dakikaya değil, iki saatlik bir sessizliğe ihtiyacı vardır. Ya da aileden uzak bir hafta sonuna. Veya sadece deliksiz bir gece uykusu çekebilme imkânına.
Bir kadın yorgunluk yüzünden sürekli geri çeviriyorsa, mesele seks değildir. Mesele tükenmişliktir. Haz almaya takat kalmamıştır. Yakınlık kurmaya takat kalmamıştır. Kendine bile hevesi kalmamıştır. Bu durum, tatilde geçirilen tek bir hafta sonuyla çözülemez. Bütün bir hayatın yeniden gözden geçirilmesini gerektirir: iş, ev idaresi, sorumlulukların paylaşımı ve bazen de terapi. Bir kadına huzur, yardım ve kabulleniş sunulursa yorgunluk geçer. Yapabileceğiniz en kötü şey, onun bitkinliğini kendi egonuz için bir savaş alanına çevirmektir. Kadın "yorgunum" dediğinde, "sana ihtiyacım yok" demek istemez. Şunu söyler: "Seni arzulamak istiyorum ama şu anda buna yetecek enerjim yok. İzin ver toparlanayım, sana geri döneceğim."
Tükenmiş bir kadınla seks, bir gölgeyle yatağa girmektir. Bedeni oradadır ama kendisi yoktur. Dinlenmiş bir kadınla seks ise beklemeye değer bir kavuşmadır.
8. Erkek Kendi Hazzını Öne Çıkarıp Onunkini Yok Sayıyorsa Sekse Hayır
"Sevgi, bir başkasının duygularına gösterilen özenle başlar", Simone de Beauvoir.
İşte acı gerçek: Yalnızca sizin orgazmınızın önemsendiği bir seks, seks değildir. Bir başkasını kullanarak mastürbasyon yapmaktır.
Kadın bir amaç değil, bir araç olduğunu hisseder. Bedeninin sizin zevkiniz için bir alete dönüştüğünü anlar. Ve bu durum her tekrarlandığında arzuyu öldürür.
Ön sevişmenin olmaması = bedenine saygı duyulmaması demektir.
Nelerden hoşlandığını sormamak = ilgilenmemek demektir.
"Kendi zevki için" yapılan seks = birlikteyken yapayalnız kalmak demektir.
Duygusal bağı geliştirmekte fayda vardır. Sıcak sözler, tatlı bir mizah, göz teması kurmak ve dokunmak için verilen duraklamalar karşılıklılık hissi yaratır. Bir kadının alacağı zevk bedende değil, görüldüğünü ve kendisine değer verildiğini hissettiği anda başlar. Duygusal bir temas kurulduğunda, bedensel karşılık da kendiliğinden yoğunlaşır.
Onun ritmine ve sınırlarına saygı duymak önemlidir. Kadın yavaşlarsa veya ruh hâli değişirse, durup nasıl hissettiğini sormak en doğrusudur. Baskı yapmak, güven duygusunu her türlü beceriksizlikten çok daha hızlı yok eder. Durup beklemeyi bilen bir erkek, ilgili ve olgun bir partner olarak görülür.
Temel kural basittir: Hazzın tek taraflı olduğu yerde yakınlık, karşılıklı olmaktan çıkar. Bir erkek kadının hissettikleriyle samimiyetle ilgilendiğinde, ortaya bir denge ve yaşayan bir çekim çıkar. Böyle bir ortamda yakınlık, sıradan bir eylem olmaktan çıkıp bedenlerin ve duyguların diyaloğuna dönüşür; her iki taraf da yaşadığı deneyimin değerini hisseder ve bu teması sürdürmek için doğal bir istek duyar.
Bir kadın, kendi zevkini hiçe sayan bir erkeği reddettiğinde seksi reddetmez. Canlı bir kuluçka makinesi rolünü reddeder.
Kadının zevkine odaklanmayan bir seks, yakınlık değildir. Başkasının bedeniyle mastürbasyon yapmaktır.
Kadın başlangıçta katlanır. Şöyle düşünür: "Henüz tecrübesiz", "Çok yorgun", "Bir dahaki sefere söylerim." Ama bir dahaki sefer de aynı geçer. Ondan sonraki de. Ve yine aynı.
Ve günün birinde anlar: umurunda bile değildir. Kadının ne hissettiğiyle ilgilenmez. Sadece kendi hissettikleriyle ilgilenir.
İşte o andan itibaren kadının bedeni kendini savunmaya başlar.
Kadın ne hisseder? Kullanılan bir alet olma hissi.
Utanç. Kendisinde bir sorun varmış gibi hisseder. "Ben frijidim", "Çok karmaşığım", "Zor bir insanım." Kadınların yüzde 70'inin sadece birleşmeyle orgazm olamadığını, bunun kendi kusuru değil normal bir durum olduğunu bilmez.
Yalnızlık. Seks bir diyalogdur. Erkek sustuğunda, sormadığında, keşfetmediğinde, kadına iyi gelen noktalarda oyalanmadığında, kadın bu diyalogda yapayalnız kalır. Bu çok acı bir yalnızlıktır, hele ki sevdiğin birinin yanındayken.
Öfke. Çoğunlukla dışa vurulamayan bir öfke. Çünkü "çabalamıştır", "aslında iyi biridir", "şimdi duygularını incitmek ayıp olur." Bu öfke yıllar boyunca birikir.
Kadın başta konuşmaya çalışır. "Okşamaya biraz daha vakit ayırsan ne güzel olurdu." "Ben bu şekilde orgazm olamıyorum, başka bir şey deneyelim." "Benim biraz daha zamana ihtiyacım var."
Erkeğin verdiği tepkiler: "Ben gayet iyiyim, önceki sevgililerim beğenirdi." "Yine bana akıl vermeye çalışıyorsun." "Çok fazla okuyorsun, kafanda çok kuruyorsun." "Yorgunum, hadi hemen bitirelim."
Böyle 3-5 denemeden sonra kadın susar. Sormayı bırakır. Yönlendirmeyi bırakır. Umut etmeyi keser. Ve arzulamayı da bırakır. Acıdığı için, görev duygusuyla, kırmamak için yine onay verebilir. Fakat arzu ölmüştür. Çünkü arzu karşılık bulduğu yerde doğar. Duyulduğunuz, hazzınızın partnerinizin hazzı kadar önemsendiği yerde doğar. Bunlar yoksa, arzunun yerini sadece sabretmek alır. Sabretmek ise seks için zayıf bir zemindir.
Neden açıkça konuşmak yerine sekse sırt çevirir? İşin paradoksu şuradadır: Hazzı yıllarca hiçe sayılan bir kadın, zamanla seks hakkında konuşacak dili de yitirir. Konuyu "yine açtığı" için utanır. Erkeğin öfkelenmesinden ya da incinmesinden korkar. Yatakta "öğretmen" rolünü üstlenmekten yorulmuştur. Yakınlığın doğal bir parçası olması gereken bir şeyi rica etmek ona acı verir. Ve kadın artık doğrudan arzulamaz hâle gelir. İnat olsun diye değil. Bir ceza olsun diye de değil. Sadece kendini kapatır. Erkek bir ay sonra yaklaştığında, kadın neden istemediğini kendisi bile anlayamaz. Artık sevmediğini düşünür. Oysa gerçekte, artık sadece görülmez olmuştur.
Öyle bir evre vardır ki, o noktadan sonra bu erkekle yaşanan sekse bir daha can verilemez. Kadın yıllarca katlanmış, yıllarca hiçbir zevk almamıştır. Anlatmaya, rica etmeye, göstermeye çabalamıştır. Sonuç: sıfır tepki. Ve günün birinde onu istemeyi bırakır. Bütünüyle. Genel olarak canı seks isteyebilir. Mastürbasyon yapabilir, fantezi kurabilir, kitaplardan ya da filmlerden tahrik olabilir. Ama o erkeğin dokunuşu ya kayıtsızlık yaratır ya da asabiyet. Çünkü bedeni şunu öğrenmiştir: Bu adamdan bana hiçbir hayır gelmez. Beni nasıl mutlu edeceğini bilmiyor. Umurunda bile değil. Yalnızca kullanıyor. Ve o beden, zevk yerine hayal kırıklığı getiren birine kapılarını artık açmak istemez.
Erkek ne yapmalı?
Flört döneminde bu durum, kadının isteklerini hiçe sayarak kendini belli eder: sadece kendi sevdiğiniz yerleri seçmek, yalnızca kendinizden bahsetmek, onun fikrini hiç sormamak.
Ne yapılmalı: Odağı ona çevirin. Nelerden hoşlandığını, ne istediğini sorun. Buluşmaları planlarken onun zevklerini hesaba katın. Yalnızca kendi keyfinizin değil, onun alacağı zevkin de sizin için önemli olduğunu gösterin.
1. Kadın hazzının bir ikramiye değil, işin temeli olduğuna inanın.
"Ben uğraşıyorum ama yine memnun olmuyor" değil; "Ona neyin iyi geldiğini bilmiyorum ve bunu keşfetmek benim sorumluluğum" diyebilmelisiniz.
2. Sorun.
Bir kere değil, her zaman. "Böyle hoşuna gidiyor mu?", "Peki ya böyle?", "Sana nerede dokunmamı istersin?", "Belki daha yavaş?", "Durayım mı?"
3. Odağı sadece birleşme olmaktan çıkarın.
Çoğu kadın yalnızca gidip gelmeyle orgazm olamaz. Bu bir gerçektir. Amacınız sadece kendi doyumunuz değil de onun da zevk almasıysa; parmakları, dili, oyuncakları ve içine girmeden sadece o anın içinde kalabilmeyi öğrenmeniz gerekir.
4. Geri bildirimleri kişisel bir saldırı olarak almayın.
Kadın "Böyle hoşuma gitmiyor" dediğinde, bu bir sitem değildir. Bu bir define haritasıdır. Size kendi zevkinin yerini göstermektedir. Ellerinizi oraya koyarsanız bir orgazm elde edersiniz; alınırsanız sekssiz kalırsınız.
5. Onun orgazmının bir sınav olmadığını kabul edin.
Erkekler çoğu zaman "performans gösterememe" korkusuna kapılıp seksi bir bitiş çizgisi yarışına çevirirler. Bu da rahatlama hissini tamamen öldürür. Bazen kadından bir "sonuç" talep etmeden, sadece orada, o anın içinde kalabilmek yeterlidir.
9. Verilen Emek "Paragözlük" Diye Yaftalanıyorsa Sekse Hayır
"Emek, eyleme dökülmüş bir sevgi biçimidir", Gary Chapman.
Kadın özen gösterir. Yemek yapar, ilaçlarınızı hatırlar, en sevdiğiniz yiyecekleri alır. Konfor alanı yaratır. Sizi düşünür. Karşılığında bir şeyler beklediğinde ise bu "paragözlük" değildir. Bu normal bir paylaşımdır.
Fakat çiçek, ilgi, yardım istediği anda şunları işitir: "Bütün istediğin bir şeyler koparmak", "Sana hiçbir şey yetmiyor", "Sanki bu ailenin bir parçası değilmişsin gibi davranıyorsun."
Конец ознакомительного фрагмента.
Текст предоставлен ООО «Литрес».
Прочитайте эту книгу целиком, купив полную легальную версию на Литрес.
Безопасно оплатить книгу можно банковской картой Visa, MasterCard, Maestro, со счета мобильного телефона, с платежного терминала, в салоне МТС или Связной, через PayPal, WebMoney, Яндекс.Деньги, QIWI Кошелек, бонусными картами или другим удобным Вам способом.









